Aşk konusundaki en korkunç dilemmalardan biri bu sanırım hiçbir şekilde uygun bir tanım bulamıyorum.

(Source: gifdunyasi, via pikachuichoseyou)

ben bir zamanlar hayat dolu bir insandım.

hani birisine sarılırsınız ya.. ama kaburgalarını kıracak kadar. o kadar sıkı, o kadar yakın, o kadar dolu. geri çekildiğinizde görmek istediğiniz şey nedir? gözleri, yüzü, ağzı? hisleri? ben eri çekildiğimde hiçbir şeyi göremedim. ben geri çekilmedim de. itildim. ittirildim. bir insanın sizi ittirmesi kötüdür. yaralar. 

ben ittirildiğimde her şeyin sonu gelmeliydi. gelmiş gibi olmalıydı ama olmuyor. ben ittirildikçe dayanaıyorum. o ittirdikçe geri geliyor. birinin buna son vermesi yada diğerinin artık kabullenmesi lazım..

amazed:

Following back everyone until I find a tumblr girlfriend ♡

ABAZA.

amazed:

Following back everyone until I find a tumblr girlfriend ♡

ABAZA.

(Source: distraction, via darmadumanolduk)

pembebeneklipanda:

olmasaydinolmazdik:

Bir madenci çocuğunun yüreğinden dökülen şaheser…

ulan nasıl güzel…………

pembebeneklipanda:

olmasaydinolmazdik:

Bir madenci çocuğunun yüreğinden dökülen şaheser…

ulan nasıl güzel…………

(via esrakirimtay)

metalicadam:

Piçlerde ki fantaziye bak hele  :D

(Source: dizzyhigh75, via sapkadantavsancikti)

kurtcobainseverim:

İnsan ölürken hayatı gözlerinin önünden bir film sahnesi halinde yeniden canlanırmış derler.Bir insan öldükten sonra, geri kalanlar geçmişi gözünün önünden hiç silemezmiş, onu anladım.Küçüklüğümün çok da küçük kızlara layık geçmediğini burada saatlerce, günlerce ve hatta hiç susmadan anlatabilirim, ama yapmayacağım. Ne ben bitirebilirim ne de siz çıkabilirsiniz işin içinden. “Her kötü hayatın kıyısında köşesinde iyi bir şeyler vardır” demiş bir takım büyüklerimiz. Diyorum ki “her kötü hayata mutlaka iyi bir şeyler uğrar, hayatına bakar, sana bakar, hayatın oluverir ve gider.” Çok ama çok büyük bir adamın hayatına uğramıştım ben. Doğumumdan bu yana yanımda olan bir adamın. Gerçek sevgi hakkında bitmeyecek sözler söyleyebileceğim bir adamın hayatına. Küçücük yaşımda bana kelimeleriyle aşkı öğreten bir adamın hayatına. Dedim ya, kalbinin asıl sahibi olan insan ayrılırsa yanından; geçmiş hayatın boyunca geçmezmiş. Geçmedi, alıştırdı. Birgün sabah kalkıp, yorganımın içinde okulumun olmamasının tadını çıkarıyorken ve televızyondaki saçma sapan bir aşk filmine üzülüyorken yanıma oturdu. “Bu filmlerden öğrenme aşkı güzelim, sen daha iyi şeyler duymaya layıksın” dedi. Hayatı süresince bana öğrettiklerinden en güzelini -aşkı- birkaç cümleyle  özetlemeye çalıştı."Bir süre sonra ben yanında olmayacağım, üzülme. Bu böyle, buna yaşlılık diyorlar. Hayat kızım, öyle yavana atılmayacak bir şey. Öğreneceksin, yaşayarak. Ama sen sakın ağzından her aşk kelimesi çıkan adama inanma. Ben diyorum ki, hayatına girdiği an en güzel aşk senin olacak, biliyorum.Sen nasıl sevilmezsin ki zaten. Ben anneannene çok küçük yaşta aşık oldum. Masum, saf bir güzelliği vardı. Yüzünden anlardım bana ne söylemek istediğini, ya da yalan söyleyip söylemediğini. Ellerini tutsam yeterdi, ölene kadar. Bak şimdi ölene kadar yan yanayız. Yavaş yavaş yaşayacaksın, sevmeye gözlerinden başlayanı seveceksin. Benim gördüğüm en güzel gözler sende, en büyüğü, en masumu. Bunları görebilecek birini seveceksin. Bazı aşklar, hayatı yenilgiye uğratmak içindir. Bak bizi alt edemedin demek için. Hayata karşı kazananlardan olacaksın. Bazı insanlarsa kötülüğe darbe vurmak içindir. Herkese inanırım ama senin küçücük ellerinde, kocaman kalbinde tek kötülük olduğuna inanmak. Bu yüzden kalbini karartmayacak birini sev. Kimse seni kıramaz ama sen sakın kendi kendini kırma. Tamam mı güzelim?”Tamamdı, beynimin her köşesinde söyledikleri kazınmıştı. Bana hayatımı, aşkımı, duygularımı öğretecek herhangi bir kitap veya bir başkası yoktu. Sadece Büyük Adam vardı. Öğrenmiştim, kırılmayacaktım. Kendimi kırmayacaktım. Kırdım ama, herkesten önce ben kırdım kendimi. Akıllanmadım, söz dinledim parçalara ayrıldım. Ama burada olsaydı, “parçalara ayrılarak öğreneceksin.” derdi. “Gün gelecek, işte ozaman sözümü tutmamanın keyfini çıkaracaksın çünkü çok daha güçlenmiş olacaksın.” derdi. Kızmazdı bana.Yine de ben, kalıplaşmış sözlere, karşılıksız aşklara, aslında hiç verilmeyen kötü duygulara inandığım için senden özür dilerim Büyük Adam. Beni kırdıkları için üzgünsün, sinirlisin. Biliyorum ama her şeyden önce beni kırmalarına izin verdiğim için özür dilerim. Sevmeye gözlerimden başlayan biri yanımda durduğu zaman, senden bahsediyor olacağız. Söz. Beni affet ve beni özle. seni seviyorum.

kurtcobainseverim:

İnsan ölürken hayatı gözlerinin önünden bir film sahnesi halinde yeniden canlanırmış derler.Bir insan öldükten sonra, geri kalanlar geçmişi gözünün önünden hiç silemezmiş, onu anladım.

Küçüklüğümün çok da küçük kızlara layık geçmediğini burada saatlerce, günlerce ve hatta hiç susmadan anlatabilirim, ama yapmayacağım. Ne ben bitirebilirim ne de siz çıkabilirsiniz işin içinden. “Her kötü hayatın kıyısında köşesinde iyi bir şeyler vardır” demiş bir takım büyüklerimiz. Diyorum ki “her kötü hayata mutlaka iyi bir şeyler uğrar, hayatına bakar, sana bakar, hayatın oluverir ve gider.” Çok ama çok büyük bir adamın hayatına uğramıştım ben. Doğumumdan bu yana yanımda olan bir adamın. Gerçek sevgi hakkında bitmeyecek sözler söyleyebileceğim bir adamın hayatına. Küçücük yaşımda bana kelimeleriyle aşkı öğreten bir adamın hayatına. Dedim ya, kalbinin asıl sahibi olan insan ayrılırsa yanından; geçmiş hayatın boyunca geçmezmiş. Geçmedi, alıştırdı. 

Birgün sabah kalkıp, yorganımın içinde okulumun olmamasının tadını çıkarıyorken ve televızyondaki saçma sapan bir aşk filmine üzülüyorken yanıma oturdu. “Bu filmlerden öğrenme aşkı güzelim, sen daha iyi şeyler duymaya layıksın” dedi. Hayatı süresince bana öğrettiklerinden en güzelini -aşkı- birkaç cümleyle  özetlemeye çalıştı.
"Bir süre sonra ben yanında olmayacağım, üzülme. Bu böyle, buna yaşlılık diyorlar. Hayat kızım, öyle yavana atılmayacak bir şey. Öğreneceksin, yaşayarak. Ama sen sakın ağzından her aşk kelimesi çıkan adama inanma. Ben diyorum ki, hayatına girdiği an en güzel aşk senin olacak, biliyorum.Sen nasıl sevilmezsin ki zaten. Ben anneannene çok küçük yaşta aşık oldum. Masum, saf bir güzelliği vardı. Yüzünden anlardım bana ne söylemek istediğini, ya da yalan söyleyip söylemediğini. Ellerini tutsam yeterdi, ölene kadar. Bak şimdi ölene kadar yan yanayız. Yavaş yavaş yaşayacaksın, sevmeye gözlerinden başlayanı seveceksin. Benim gördüğüm en güzel gözler sende, en büyüğü, en masumu. Bunları görebilecek birini seveceksin. Bazı aşklar, hayatı yenilgiye uğratmak içindir. Bak bizi alt edemedin demek için. Hayata karşı kazananlardan olacaksın. Bazı insanlarsa kötülüğe darbe vurmak içindir. Herkese inanırım ama senin küçücük ellerinde, kocaman kalbinde tek kötülük olduğuna inanmak. Bu yüzden kalbini karartmayacak birini sev. Kimse seni kıramaz ama sen sakın kendi kendini kırma. Tamam mı güzelim?”
Tamamdı, beynimin her köşesinde söyledikleri kazınmıştı. Bana hayatımı, aşkımı, duygularımı öğretecek herhangi bir kitap veya bir başkası yoktu. Sadece Büyük Adam vardı. Öğrenmiştim, kırılmayacaktım. Kendimi kırmayacaktım. Kırdım ama, herkesten önce ben kırdım kendimi. Akıllanmadım, söz dinledim parçalara ayrıldım. Ama burada olsaydı, “parçalara ayrılarak öğreneceksin.” derdi. “Gün gelecek, işte ozaman sözümü tutmamanın keyfini çıkaracaksın çünkü çok daha güçlenmiş olacaksın.” derdi. Kızmazdı bana.

Yine de ben, kalıplaşmış sözlere, karşılıksız aşklara, aslında hiç verilmeyen kötü duygulara inandığım için senden özür dilerim Büyük Adam. Beni kırdıkları için üzgünsün, sinirlisin. Biliyorum ama her şeyden önce beni kırmalarına izin verdiğim için özür dilerim. Sevmeye gözlerimden başlayan biri yanımda durduğu zaman, senden bahsediyor olacağız. Söz. Beni affet ve beni özle. 
seni seviyorum.

NIGHTNIGHT by DEDDY